Navigate / search

İK Gelişimine ne kadar vakit ayırabiliyor?

Bu ayki Yenibiriş.com dergisinde İK gelişimi konusunda bir yazım yayımlandı. İncelemek için tıklayın. (16-20.sayfalar, tam metni aşağıda da bulabilirsiniz)

Bu yazımda hem site üzerinden yaptığımız araştırmanın sonuçlarına hem de sahadayken yaptığım gözlemlere yer verdim.

İK olarak hem yeni konulara-trendlere odaklanmalı, hem de kendimizi sürekli güncel tutmalıyız ki hem bu yenilikleri organizasyonumuzda yaşatabilelim hem de kredibilitemizi her geçen gün artırabilelim.

Terzi, söküğünü dikebilir mi? İnsan Kaynakları departmanı kendi gelişimine ne kadar yatırım yapıyor?

İnsan Kaynakları departmanı, organizasyonların yetkinlik gelişimi ve değişim yönetimi gibi konularını yönetiyor. Peki kendisini ne kadar donanımlı tutuyor ve gelişime zaman ayırıyor? Eskilerin deyimiyle, terzi söküğünü dikebiliyor mu?
Bu sorunun cevabını bulabilmek ve profesyonellerin fikrini almak için yenibiris.com üzerinden kapsamlı bir anket yaptık. Ve çarpıcı sonuçlara ulaştık.

Buna göre ankete katılan katılımcılarımızın %45’i mevcut İK gelişim araçlarını yeterli bulmuyor ve %33’ü olanları da etkin bir şekilde kullanmıyor.

Sunduğumuz gelişim araçlarından en etkin bulunanı %25’lik bir oranla tecrübe paylaşımları. Bu aracı %20’lik oranla İK eğitimleri ve %18’lik oranla seminer / çalıştaylar takip ediyor. Son dönemde yükselişe geçen ancak Türkiye’de hala hak ettiği değeri göremeyen İK blogları %14 katılımcımız tarafından etkin bulunuyor.

Tüm bunların yanında, İK gelişiminin stratejik öneminin de altını çizmek gerekiyor. İK geliştikçe şirket öncelik ve stratejilerine hizmet edebilen bir yapı haline geliyor. Katılımcılarımızın %94’lük bir oranı da buna katılıyor ve İK gelişim araçlarını daha etkin kullanabiliyor olsalar daha stratejik çalışabileceklerini dile getiriyor.

Bu sonuçların özeti şu: İK olarak gelişime ve stratejik ortak olmaya inancımız tam, ancak bir şekilde gelişim araçlarının etkinliği, kapsamı-derinliği, zamansızlık, önceliklendirememe gibi etmenlerden dolayı bu konularda geri kalabiliyoruz.

Gelin önce her bir aracın üstünden geçelim. Sonrasında da yapılması kolay & etkisi büyük birkaç ipucunu paylaşalım.

Kongreler

Yurtdışlarındaki kongreleri saymazsak, Türkiye’de iki adet büyük İK Kongresi var: MCT ve PERYÖN’ün kongreleri. Bu iki kuruluş da gayet kaliteli ve donanımlı konuşmacıları biraraya getiriyor ve sektörün nabzını tutuyor. Peki bu kongrelere 2 gün katılmak yeterli mi? Aslında değil. Bir kongreden iyi bir şekilde yararlanabilmek için yapılması gereken bir kaç şey var;

  • Programı önceden edinerek, konuşmacıların ilgi alanları hakkında bilgi sahibi olmak, internet siteleri ve blogları karıştırmak. Bir kişinin konu hakkındaki görüşlerini dinlenecek 1 saatlik konuşmada tamamen kavramak malesef mümkün değil.
  • Edinilen bilgilere göre oturum planlaması yapmak, oturumlarda iyi not almak.
  • En önemlisi edinilen bilgiler üzerinden aksiyon planlamak ve bunları hayata geçirmek. Alınan notların defterlerde kalmaması ve organizasyon için kullanılması çok kritik. Bu tür organizasyonlardan sonra en meşgul ofislere dönülüyor ve hayatın akışına kapılınıyor. Gel gör ki, yatırım ancak öğrenilenler yaşatılırsa, hayata geçerse geri dönüyor.
  • Kongrelerden sonra oluşan networkler de çok kıymetli. Hem alınan aksiyonlar karşılaştırılabilir hem de sinerji yaratılabilir.

Bu kongrelere ek olarak ASTD ve SHRM gibi kuruluşların başını çektiği yurtdışı kongreler de çok çarpıcı etkiler yaratabiliyor. Bu kongrelere katılmak dünyadaki trendleri daha iyi anlamak, glonbal network oluşturmak ve yenici fikirlere ulaşmak anlamında da faydalı.

Eğitimler

İK üzerine eğitimler ne yazık ki çok az. En sık eğitim yapılan konular işe alım, performans değerlendirme, İş Hukuku, sunum becerileri. Her sene bir icat geliştirilmediğinden mi, ticari kaygılar mı, .çeşitli sebeplerden eğitim firmalarının bu tür konulara eğilmediği çok açık. Eğilenlerin de sınıfları dolmuyor, talep gelmiyor. İK’cılar, çalışanlar için gelişim planlamaktan başını alıp kendi gelişimlerine vakit ayıramıyor.

Bilinçli eğitim seçimiyle İK profesyonellerinin psikolojinin dinamiklerinden İK Pazarlamaya, değişim yönetiminden İK’nın araçlarına farklı konularda bilgi almaları mümkün.

Benchmarklar

İK disiplin gereği benchmark yapılmaya ticari departmanlara göre daha müsait. Ne de olsa kopyalanıp rekabet doğurabilecek şeylerden “nispeten” bahsetmiyoruz. Bu da sektörde benchmark yapılmasını kolaylaştırıyor. Sektörde duyduğum iki üç büyük gruba katılmak ve bu benchmarklara katılmak çok kıymetli, esinlenecek, uyarlanabilecek programlara rastlamak ve geliştirmek adına. Bu aksiyonların daha verimli geçmesi için şirketlerin ve İK profesyonellerinin bilgi vermeye açık olmaları ve yapıcı şekilde birbirlerini eleştirebilmeleri gerekiyor ki gerçek anlamda bir “paylaşım” dan bahsedebilelim.

Makaleler

Hem yurtiçi hem yurtdışı akademisyenlerin çok değerli makalaleri var. Örneğin, performans değerlendirmedeki hataların, farklı videolar ve set up lar ile algısal olarak ölçüldüğünü ve bu sonuçların onlarca değişkene göre farklı farklı açıklandığını biliyor muydunuz? İş özel hayat dengesi kavramının kadınların üzerindeki psikolojik etkilerini ve olası ailesel sorunlara etkilerini değişkenler bazında açıklandığından haberdar mısınız? İK’nın günlük yaşamında diline pelesenk olmuş bazı konular, aslında yıllar yılı yapılmış bilimsel araştırmaların etkin çıktısı. İK profesyonellerinin akademik araştırmalar konusunda daha güçlü olması, onları organizasyon içinde de daha etkili kılacaktır hiç kuşkusuz. Bu gelişim, global database’lere üye olunarak da sağlanabilir. Okuma grupları oluşturularak edinilen bilgiler üzerinden sohbetler edilebilir. Her Perşembe bir grup İK’cı twitter üzerinden #iksohbeti hashtag’i ile bunu gerçekleştiriyor.

İK Blogları

Son dönemin yükselen trendlerinden. Her yerde ne oluyor, nasıl geliştiriliyor, sonuçlar ne oluyor, etkin bir şekilde paylaşılıyor ve hızlı bir şekilde yayılıyor.

hragenda.net, kaynagiminsan.com, aydancag.com, yetenekvekariyer.com, sevimdemirel.wordpress.com, ikburada.com, banucakar.com, ikhayatiarpaci.wordpress.com, sık güncellenen ve etkin İK bloglarının bazı örnekleri. İnternette araştırma yapılarak daha fazla güzel örneklerini bulmak mümkün.

Bu araçlardan sonra işte size yardımcı olacağını düşündüğüm birkaç ipucu:

  • İK’nın özel bir eğitim bütçesi olmasını sağlayın. Diğer departmanlara ayrılan ile karşılaştırılabilir ve mutlaka kullanımı %100 olması hedeflenmesini hedefleyin.
  • İK içinden sadece İK’nın eğitiminden sorumlu olacak bir ekip üyesi belirleyin. Ve eğitim hedeflerinin performans hedefleri arasına girmesini sağlayın.
  • İk departmanı içinde yeni uygulamaların paylaşılacağı ve beyin fırtınalarının yapılacağı özel zamanlar belirleyin. Mevcut maiyetleri düşürebilir, yeni araçlar bulabilir, çalışanların mennuniyetini artıracak aksiyonlar planlayabilirsiniz.
  • Her bir İK çalışanının bireysel gelişim hedefleri olmasını sağlayın. İK’ye özel eğitimlerin yanında, iş önceliklerinin daha iyi anlaşılması için diğer disiplinlere dair de gelişim aksiyonları belirleyin.
  • Linkedin gruplarına, bloglara, benchmark çalışmalarına üye olun. Mutlaka İK Kongreleri’ne katılın ve global dinamiklerin takipçisi olun.
  • Danışman firmalara eğitim ihtiyaçlarınızdan bahsedin ve yeni eğitimler için talepkar olun. Bugün mevcut eğitimlerin olmaması gelecekte de olmayacağı anlamına gelmez.
  • Zaman ayırın. Zaman ayırın. Zaman ayırın.