Navigate / search

Coming soon!

Evet yazın rehavetinde, yeni işin yoğunluğunda olabilirim ama İK aktivitelerini unutmadım..

İşte sizinle paylaşmak istediğim gelecek konferans/aktivite programım. Hepsi ile ilgili detayları ayrıca bir postta yayımlamayı hedefliyorum, bakalım neler varmış:

  • People Make the Brand konferansı: Dinamo yine süper bir işveren markası konferansıyla geliyor, ben ön sıralarda yerimi izleyici olarak aldım bile. Daha fazla bilgi için: www.peoplemakethebrand.com Evrim Kuran kötüsünü yapmaz.
  • HR Dergi ile uzun zamanlı bir işbirliğimiz var. Ülgen ile her daim yüzyüze olamasak da kurduğumuz süper iletişim, bu işbirliğini katlayarak artırıyor. Stratejik Ücret Yönetimi oturumuyla orada olacağım: 12 Kasım’da Ücret Yönetimi Zirvesi’ndeyim. 
  • PERYÖN, alanının en iyisi, “iyi ki var” dediğimiz İK kurumlarından biri. Bu sene yine harika bir kongre bizleri bekliyor. Sevgili Şafak Pavey de olacak, umarım kendisiyle tanışma şansım olur. Kongre dahilinde, meslektaşım Demet Özdemir ile eğlenceli, interaktif ve bir o kadar da öğretici bir atölye çalışması ile orada olacağız. Detayları sitesinden almak mümkün.

İK Dünyasını yoğun bir sonbahar bekliyor, hazırlıklar şimdiden başlasın!

HR Dergi, Ücret ve Performans yönetimi konferansının ardından…

İK Dünyası giderek küçülüyor. Aslına bakarsanız, birbirine yakın uygulamalarla fark yaratmaya çalışıyoruz. Yaptığımız benchmarklar bizi birbirimize yaklaştırıyor. Dolayısıyla marka önermesini çok daha iyi yapmak, detayları yakalamak gerekiyor.

Bugün kaç İK’cı ürünlerinin satışını yapan ön cephe çalışanıyla birebir bir gün geçirmiştir? Kaç İK’cı sadece kendi çalışanlarının değil, paydaşlarının da İK uygulamalarını kontrol etmek istemiştir, paydaşlarının çalışanlarının maaşlarıyla ilgilenmiştir? Bu kişilerin sayısı arttıkça İK’nın stratejik ortak olmasından bahsedebiliriz. Toplantı odalarında şirket kurtarılmıyor, kültür değişimi yaratılmıyor, eski usuller artık çalışmıyor ne yazık ki…

İK olarak gelişimimize ayırdığımız vakit de az, çok diyen var mıdır? Bu yüzden fark yaratan kongreler tasarlamak, eğitimler vermek çok mühim. HR Dergi’den davet aldığımda fark yaratabilecek şeyler dinler, değer katma yolculuğumda erzak almış olurum yanıma diye düşündüm ve hiç düşünmeden katıldım. Herkes farklı şeyler alarak çıkmıştır o toplantıdan, işte belki biraz dağınık, benim notlarım:
Devamını oku

2013 PERYÖN Kongresi’nde Çalışan Bağlılığı konuşacağız…

Gitmek mi kalmak mı? Belki de verilmesi en zor o kararın eşiğinde, aklımızdan binlerce soru geçer.

Gidersem ne kazanırım, ne kaybederim? Yeni insanlarla tanışmaya değer mi? “Keşke” der miyim? Bu soruların yanıtı o dönemeçlerde bulunamaz, ancak o iç ses, o bağlılık duygusu insanı şirketinde kalmaya iter.

Yaşanmışlıklar, arkadaşlıklar, verilen emek, yeni ücret pakedi… Hepsi bir teraziye konur ve ağır basan tarafa doğru şekillenir o zor karar.

İlk bakışta tecrübelerime göre ortaya çıkardığım en önemli etmenler şunlar:

  • Değerler, arkadaşlıklar, paylaşılanlar, kısacası hikaye
  • Şirketle kesişim kümesi: kültürle, vizyonla, hayallerle, iş yapış şekli ve hayaliyle
  • Yönetici ve yönetici tavrı, yönetim tarzı, liderlik markası
  • Gelecek planlarına ve beklentilerine uyum, terfi beklentisi, rekabet ortamı
  • Ücret ve Yan Haklar, hayat kalitesini yükseltme ve “daha iyi yaşama” umut ve beklentisi. (Aileye sigorta, daha iyi araba, daha iyi ev, daha iyi tatil, vb.)

Biz İK’cıların belki de en uzun süre düşündükleri bu konunun yanıtını 5 Kasım PERYÖN Kongresi’ndeki “Çalışan Bağlılığı” panelinde Evrim Kuran ile birlikte arayacağız. Sizi de orada görmek bizi mutlu eder.

Detay bilgi için tık tık!