Navigate / search

Çocuklu bir anne olarak sana destek verecek şirketi nasıl bulursun?

 

Kariyer yönetimi, başarı, potansiyel, doğru kararlar ve şans eksenleri üzerine kurulmuş hassas bir konu. Çok başarılı olabilirsin, ancak şansın yaver gitmeyebilir; potansiyelin ortalamadır ancak öyle bir kişiden destek almaya karar verirsin ki, yürür gidersin. Bu karışık denkleme bir de “anne” olma gibi yüksek sorumluluk limitlerinde bir oluşum da eklenirse, tadından yenmez. (Çalışan annelerin istek ve beklentileri, buna ilaveten aldıkları cevaplar ile ilgili şirketimde bir araştırmanın liderliğini yapmıştım, ulaşmak için tık tık. http://www.mucizesende.com/wp-content/uploads/2015/11/Nutricia-Annelerin-1000-G%C3%BCn%C3%BC-Bro%C5%9F%C3%BCr-sv5-LR.pdf )

Peki çalışan bir anne için bir şirketteki olmazsa olmaz 3 faktör neler?

Elbette ücret, lokasyon gibi temel anlamdaki faktörleri saymayacağım. Kişisel anlamda aklıma gelen ilk 3 ile başlayayım.

Önce hukuki haklar: Doğum öncesi ve sonrası döneme ait birçok kanuni hak var. Tüm bu hakların eksiksiz olarak yerine getirilecek bir çalışma ortamına sahip olmak gerekiyor.

Yönetici: Çalışma hayatını iyi veya kötü anlamda etkileyen yegane faktörlerden biri. Anlayışlı, hoşgörülü ve ulaşılabilir bir yönetici ile bir çalışan anne çok rahat çalışabilir. Doktor ziyaretleri, veli toplantıları gibi önemli zaman dilimlerine saygı duyulması ve küçük hesaplar yapmaksızın bu zamanların özgürce kullanılmasının teşvik edilmesi de çok önemli. “Ben çektim, o da çeksin” diyen bir kadın yöneticiyle çalışmanın ne denli yorucu olabileceğini düşünmek bile istemiyorum, ki günümüzdeki sayıları az değil.

Çalışma arkadaşları: Şirketlerine bağlı çalışanlara sorsanız, bağlılık faktörlerinden birini “çalışma arkadaşları” olarak sayabilirler. Hem iş hem de özel konularınızı ek filtrelemeler yapmaksızın paylaşabileceğiniz çalışma arkadaşları, annelik yolculuğunuzu kolaylaştıracağı gibi iş hayatındaki mutluluğunuzu da taçlandırabilir.

Şirketlerdeki faktörleri değerlendirirken kendinizi de iyi tanımanız çok önemli. Ne kadar zorlanmak istiyorsunuz, nasıl çalışmaktan hoşlanıyorsunuz? Hangi zaman aralıklarında en verimli oluyorsunuz? Kendinizi iyi değerlendirebilirseniz şirket veya iş seçiminizi de en doğru şekilde yapabilirsiniz.

Peki size iyi gelecek bu şirketlere nasıl ulaşırsınız?

Basit bir google taraması yapın. Şirketin sitesini değerlendirmekle başlayın. Bunun yanında basında ne gibi haberler çıkmış, iletişimini hangi konulara odaklamış? Çalışanlarının gözünden nasıl görünüyor? Sosyal medya hesaplarından ne gibi yorumlar alıyor ve bunlara nasıl yanıt dönüyor? Sektörünün dinamikleri neler? İşiniz ve sektörünüzde potansiyel zorluklar neler olabilir ve siz bunlarla baş edebilir misiniz?

Çalışanlarına sorun. Bu araç şüphesiz ki en doğru bilgi kaynaklarından. Orada çalışan & çalışanları tanıyan birilerine ulaşmaya çalışın. Deneyimleri öğrenin. Sadece bir departmana bağlı kalmaksızın şirket geneliyle ilgili bilgilere ulaşmaya çalışın.

Mülakatı iyi değerlendirin. Soru sorun, soru sorun, soru sorun. Çalışma ortamı nasıl, örneğin bir süt sağma odaları var mı (siz süt sağmasanız bile şirketin buna sahip olması iyi bir gösterge olabilir), esnek/evden çalışma yapılabiliyor mu, annelerin yaşadığı avantajlar ve dezavantajlar neler? Net ve açık olun. Şirketin sizden mutlu olması için sizin de şirketten mutlu olmanız gerektiğini unutmayın.

Şirket kültürünü iyi anladığınızdan emin olun. İnternet, çalışanlar ve mülakatlar üzerinden aldığınız bilgileri derleyerek şirketin genel değerlendirmesini yapın. Bu konuda şirketlerin aldığı sertifikasyonlar da önemli bir gösterge olabilir. GPTW sertifikasyonu, FEM sertifikasyonu, PERYÖN ödülleri vb. ödüller, UN WEPS imzacılığı bunlardan bazıları olabilir.

Giderek zorlaşan iş hayatında, stres kaynaklarını yönetebilmek ve mutlu kalabilmek yegane amaçlarımızdan olmalı. Annelik yolculuğunu maksimum tadında yaşayabilmek için kendinize karşı açık olun ve isteklerinizin gerçekleşmesine izin verin. Bunu siz yapmazsanız, sizin yerinize kim yapacak?